'Brexit' Sonrası İngiltere ve AB Bütünleşmesinin Geleceği

İktisat perspektifinden “en iyi çözüm” olan tamamen yeniden yapılanmanın siyaseten uygulanabilir olmaması, diğer taraftan AB’nin dağılmasının doğuracağı maliyetleri aktörlerin üstlenmeyi göze alamaması farklılaştırılmış Avrupa fikrini “ikinci en iyi çözüm” haline getirmektedir.

Fransa eski devlet başkanı Charles De Gaulle “İngiltere izoledir; her yaptığı şeyde oldukça karakteristik ve orijinal huy ve geleneklere sahiptir” tespitinde bulunmuştur. ‘Brexit’ referandumu ve Avrupa için şok edici sonucu bu sözün haklılığını bir defa daha ortaya koymuştur. İngilizler, sürpriz bir kararla AB’den ayrılma yönünde irade ortaya koymuş, bu karar pandoranın kutusunun açılmasına neden olmuştur. ‘Brexit’ referandumu hem İngiliz siyaseti hem de Avrupa bütünleşmesi açısından kırılma noktalarından birini oluşturacaktır. Bu çerçevede, bu analizin amacı, referandum sonucunu analiz etmek ve Avrupa bütünleşmesine olası etkilerini tartışmaktadır. Analizin temel argümanı şudur: İngiltere’nin ayrılması AB’yi zayıflatan bir etki yapmıştır ve bundan sonra Avrupa bütünleşmesinde hakim retorik ‘farklılaştırılmış entegrasyon’ eksenine kayma eğilimine girebilir. Bu durum hem AB yönetişim mekanizmalarını hem de AB’nin genişleme ve komşuluk politikaları çerçevesinde diğer ülkelerle ilişkilerini revize etmesini gerektirebilir.