Türkiye’de Medya ve İfade Özgürlüğü İçin Siyasa Önerileri

Temel Sorun Alanları

Türkiye’de Medya ve İfade Özgürlüğü İçin Siyasa Önerileri

 Temel Sorun Alanları

Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün geliştirilmesi için siyasa önerileri sunmak adına, Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsünün (International Republican Institute, IRI) kolaylaştırıcılığıyla, Özgürlük Araştırmaları Derneği (ÖAD) olarak COMET: Türkiye’de Anlamlı İfade Olanakları Yaratmak (Creating Opportunities for Meaningful Expressions in Turkey) isimli projeyi gerçekleştirdik. Bu proje kapsamında yapılan etkinliklerin ve değerlendirmelerin sonucunda Türkiye’deki medya ve ifade özgürlüğüne ilişkin altı tane sorun alanı tespit ettik:

·       Birinci temel sorun alanı Türkiye’deki medya sahiplik yapısına ilişkindir. Medya kuruluşlarının kamu kaynaklarından bağımsız bir şekilde kendilerini finanse edebilecekleri rekabet koşulları bulunmamakta; medyaya verilen kamu kaynakları baskı ve kayırma aracı olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle de medya kuruluşları ve dolayısıyla da medya çalışanları bağımsız bir şekilde hareket edememekte; siyasi etki altında çalışmaktadır.

·       Medya kuruluşlarının ve çalışanlarının üzerindeki siyasi etki sadece onlarla sınırlı değildir; basını düzenleyen, denetleyen ve kaynak sağlayan kurum ve kuruluşlar da bu etkiye açıktır. Bu durum gazetecilerin bağımsız ve tarafsız hareket etmesinin önünü kapatmakta; siyasi ve finansal anlamda bir bağımlılık ilişkisi yaratmaktadır.

·       Diğer bir husus ise gazetecilerin üzerindeki hukuki baskıların varlığıdır. Yargı bağımsızlığının giderek zayıflamasına paralel olarak ceza hukuku basına yönelik bir baskı aracı olarak kullanılmış; tehdit unsuru olarak canlılığını sürdürmektedir. Bunun yanı sıra internet üzerindeki baskının ve sansür mekanizmalarının arttırılması durumu kötüleştirmektedir. Medyanın kamu gözetleyicisi olarak yüklendiği sorumlulukları yerine getirmesini zorlaştırmıştır.

·       Çalışma şartlarının güvencesizliği, özlük haklarının yetersizliğinin yanı sıra onlara ulaşmadaki engeller, sendikalaşmanın zorluluğu ve mesleki örgütlerin zayıflığı gazetecilerin mesleklerini icra etmede karşılaştıkları temel sorunlardandır.

·       Özellikle son yıllarda artan siyasi kutuplaşmalar medyaya da yansımış; akreditasyon uygulamaları yoğunlaşmış ve ambargolar arttırılmıştır. Bu durum ise gazetecilerin habere ve kaynağına erişimde sorun yaratmakta ve tarafsız haberciliğin önünü tıkamaktadır.

·       Son olarak belirlenen sorun ise internet medyası ve bu medyanın Basın İş Kanununa tabi olmamasına ilişkin. Kanuna tabi olmamak çalışanların özlük haklarına ve mesleğin getirisi ayrıcalıklara ulaşmada problemlere neden olmuştur. Ayrıca yeni medyadaki haberciliğe ilişkin açık sansür mekanizmalarının uygulanması durumu da göz ardı edilemeyecek kadar ciddi bir husustur.