Hukukun Üstünlüğü ve Türkiye

“Medenî” bir toplumsal-siyasal örgütlenmenin temel sütunlarından birinin “hukukun üstünlüğü” olması nedeniyle, Türkiye, sadece söz konusu temel iddiasıyla tutarlı olmak için değil, kendi içinde medenî-insanî bir düzen kurabilmek için de hukukun üstünlüğünün ilkesel ve kurumsal gereklerine uymak zorundadır.

Bu araştırmada Türkiye’de “hukukun üstünlüğü” sorunu, referansı günümüz Batı demokrasilerinin dayandıkları liberal “anayasal-demokratik” rejim modeli olan yaklaşım açısından ele alınacaktır. Anayasal-demokratik rejim modeli, halkın iradesini yönetime katmak ile keyfî iktidarı sınırlamak ideallerini birleştirmeye çalışır ve böylece demokratik çoğunluğu da anayasa ve hukukla bağlamayı öngörür. Dolayısıyla, yönetimde keyfiliği önlemeyi ve herkese hukuk güvenliği sağlamayı amaçlayan hukukun üstünlüğü bu model açısından vazgeçilmez öneme sahip olan bir siyasî idealdir. Bu arada belirtmek gerekir ki, hukukun üstünlüğü kişilerin hak ve özgürlüklerinin güvencesi olduğu kadar, toplumsal barışın (veya, barışçı bir toplumsal düzenin) da kurucu unsurudur.