24 Ocak Kararlarından 40 Yıl Sonra Türkiye Ekonomisinde Yapısal Dönüşüm Sorunları

*Prof. Dr. Erdal Türkkan'ın 24 Ocak 2020 tarihli Özgürlük Buluşmaları sunumunun slaytlarıdır.

 

Neden 40 yıl sonra hala bu kararlardan söz ediyoruz?

-Çok önemli ve gelişmekte olan ülkeler için öğretici bir yapısal dönüşüm tecrübesidir. 

 -Mevcut yapısal   dönüşüm sürecine ışık tutabilir ve sağlıklı bakış açısı yaratabilir

-Etkileri bugüne kadar uzanmıştır. Bir referans noktasıdır. 

 

24 Ocak Kararları Neden Alınmıştır?
Dış Nedenler:

  • 1973’den itibaren Dünya ekonomisinde üç önemli değişme olmuştur:
  •  1973 Petrol krizi ile petrol önemli ölçüde pahalılaşmış ve ödemeler darboğazı sorunu yaratmıştır. (İhracat gelirleri sadece petrol ithalatını karşılayamaz hale gelmiştir).
  •  1970’lerden sonra küreselleşme süreci hız kazanmış korumacılık eğilimlerinde ciddi gevşemeler olurken, çok uluslu firmalar ve entegrasyon hareketleri gelişmekte olan ülkeler için yeni fırsatlar yaratmıştır.
  •  Doğu Bloku ülkeleri ciddi büyüme sorunlarıyla karşılaşmaya başlamış ve kendi içlerinde piyasa dinamiğini ve kapitalist dünya ile ilişkilerini geliştirme eğilimleri önem kazanmaya başlamıştır.  

 

24 Ocak Kararları Neden Alınmıştır?
İç Nedenler:

  • Ciddi bir dış ödemeler krizi yaşanmıştır.  Bu krizi aşmak amacıyla getirilmiştir.
  • Piyasalarda yaşanan mal yokluğu ve kuyruk krizine çözüm getirmek amacıyla geliştirilmiştir.
  •  Giderek yükselen enflasyon hızını aşağı çekmek amacıyla getirilmiştir.
  •  Kanlı iç çatışmalar ve işgücü piyasasında ciddi sorunlar yaşanmaya başlamıştır.

 

Nasıl bir yapısal dönüşüm hedeflenmiştir?

  • Dışa kapalı ve korunmaya muhtaç ekonomiyi dışa açık ve dış dünyaya entegre hale getirme hedeflenmiştir.
  •  İthal İkamesine dayalı sanayi yapısından, dışa dönük rekabetçi sanayi yapısına geçiş hedeflenmiştir.
  •  Devletin yönlendirdiği müdahaleci kaynak tahsisinden, serbest piyasanın yönlendirdiği  rasyonel kaynak tahsisine geçiş hedeflenmiştir.
  •  İtibarsız ve değeri korunamayan bir TL’den itibarlı ve convertable bir TL ye geçiş hedeflenmiştir.

 

24Ocak Tedbirleri Neleri Kapsamaktaydı?

  • 24 Ocak Sembolik bir tarihtir.
  • 24 Ocak Tedbirleri, bir süreç halinde devam etmiştir.
  •  12 Eylül 1980 askeri darbesinin gölgesinde ve demokrasiye dönüş sancıları ile birlikte şekillenmiştir.
  • 1983 Seçimlerinde Özal’ın kazanmasıyla sureklılık kazanmıstır 

19902a kadar alınan tedbirler bu kapsamda sayılabilir.

24Ocak Tedbirleri Neleri Kapsamaktaydı?

  • Gerçekçi döviz kuru: Serbest piyasa (Tahtakale) ile Resmi piyasa farkını giderecek devalüasyon
  •  Gerçekçi mal ve hizmet fiyatı: KİT’lerin ürettiği malların fiyatını serbestçe arz ve talebi dengeleyecek şekilde koyabilmesi, 
  • Kamunun özel sektörün ürettiği mallara yönelik fiyat tespiti pratiğinin kaldırılması.
  • Gerçekçi faiz politikasına geçiş: Mevduat faizlerinin reel faiz verecek şekilde arttırılması, kredi faizlerin reel olarak negatif olmayacak şekilde ayarlanması.
  • İthalatın kademeli olarak liberalizasyonu: İthalatı yasaklayan ve fiziki olarak sınırlandıran düzenlemeler yerine ithalatı serbest bırakan düzenlemelerin kabul edilmesi. 1984 ve 1989 önemli dönemeçler
  • TL’nin konvertibilitesinin sağlanması ve şirketlere ve bireylere döviz ile işlem yapma imkanının getirilmesi
  • Vergi sisteminde, bütçe açığını ve kamu gelirleri yetersizliğini giderecek düzenlemeler yapılması
  • KDV uygulaması(1984),
  • Kurumlar vergisi artışı,
  • Bütçe dışı fonların oluşturulması (1984-1992).
  • Kamu yatırımlarında altyapıda darboğaz giderici yatırımlarave YİD modelineöncelik verilmesi,(Telekomünikasyon, enerji, ulaştırma)
  • Kamu tekellerinin rekabete açılması (Çay tekeli (1984), TV tekeli 1989, THY tekeli 1989)
  • İhracatın teşviki: Aşırı teşvik
  • Yabancı sermayenin teşviki: Koşul eşitlemesi
  • Sermaye piyasasını geliştirecek tedbirlerin alınması: İMKB’nin canlandırılması, sermaye piyasasından kamu borçlanmasının yapılmaya başlanması
  • Emisyon miktarının kontrol altına alınması
  • Kamu yatırımlarıve sübvansiyonlar kısıtlanarak bütçe açıklarının aşağı çekilmesi,
  • Grevin yasaklanması
  • AB’ye tam üyelik perspektifinin önem kazanması
  • Turizmin teşviki ve her şey dahil modelinin uygulamaya konulması

 

24 Ocak Tedbirleri ile Amaçlanan Yapısal Dönüşüm Nasıl ve Ne ölçüde Gerçekleşebilmiştir?

1) 24 Ocak Tedbirleri mevcut firmaları yapısal değişmeye ve yeni dünya konjonktürüne uyum yapmaya zorlayabilmiş midir?

  • İç talebi, daraltma etkisi firmaları dışa yönlenmeye, faaliyet alanını değiştirmeye veya küçülmeye zorlamıştır
  • Kaynak pahalılaştırma etkisi de öz sermayeye yöneltme, maliyet düşürmeye, faaliyet alanı değiştirmeye etki

2) 24 Ocak tedbirleri firmaların yeni koşullara uyum gücünü arttırabilmiş midir?

  • Dar boğaz giderme etkisi: Dövizde kredide ve   temel mallarda rahatlama
  • Dış pazarı cazip hale getirme etkisi: Gerçekçi kur ve teşvik politikaları (vergi muafiyeti, bürokrasi azalması, dövizi dışarıda tutma yetkisi)
  • Çalışma barışını sağlama etkisi

3) 24 Ocak tedbirlerinin uyuma zorlama etkisi ile uyum gücünü arttırma etkisi arasında bir denge kurulabilmiş midir? Sektöre göre ve firmalara göre farklılık arz ediyor:

  • Hiç uyum yapmama (Kararlardan hiç etkilenmeme)
  • Hiç uyum yapamama (Batma veya piyasayı terk etme) İnşaat- eski teknolojiye dayalı üretim
  • Tam uyum yapma (istisnai)
  • Yarı uyum yapma hali (Yaygın)

 

24 Ocak Kararlarının Başarısını Kısıtlayan Faktörler

  • Kararların parça parça ve geniş zaman içinde alınması (Bugün de söz konusu)
  • Enflasyon ve büyüme tercihinde büyümenin öncelenmesi ve enflasyonun önemsenmemesi (Bugün de var) 
  • Türkiye’ye özgü öngörülemez yöntemlerle sorun çözme merakı (Fonlar) (Bugün de var)
  • KİT’lerden ve kamu müdahalelerinden vazgeçememe ve KİT’lerin rekabet ihlali ve ayrımcılık yapacak şekilde kullanılması (Bugün de var)
  • Yasal düzenlemelerdeki gecikmeler ve tereddütler (Yeniden değerlendirme yasası, sermaye piyasasında tereddütler)

 

2020 İtibariyle Türkiye Ekonomisinin Yapısal Dönüşüm İhtiyacı Nereden Kaynaklanıyor?
A) Dış Faktörler

  • 2008 finansal krizinden kaynaklanan yıkımın yol açtığı durgunluk ve güvensizliğin yarattığı dış dinamik zafiyeti
  • 2008 krizinden sonra yaşanan parasal genişlemenin yarattığı olumlu dış konjonktürün sona ermesi ve daha sonra tekrar yaşanan parasal genişlemenin güvenilmezliği, 
  • Çin faktörünün etkilerinin yarattığı ticaret dengesizlikleri
  • Trump faktörünün yarattığı belirsizlik – jeopolitik risk artışından kaynaklanan güvensizlik ortamı ve korumacılık rüzgarları
  • Brexit ve AB’nin iç çelişkilerinin artması

B) İç Faktörler

  • 2018 Krizini Tetikleyen İç Gelişmeler ve Sonrası
  • Özel sektörün aşırı dış borçlanması özellikle enerji ve inşaatta
  • İnşaat sektöründe aşırı arz fazlası oluşması ve sanayiden inşaata yönlenme 
  • Ara mallarda dışa bağımlılığın aşırı yükselmesi ve tersine ithal ikamesinin hızlanması
  • Lüks ithal mallar tüketim eğiliminin artması ve iç tasarruf yetersizliği
  • Seçim ekonomisi uygulamaları ve mali disiplinden uzaklaşma
  • Kamu-özel iş birliği projeleri çerçevesinde kamu garantisi yükünün artması
  • Kredi notlarının yatırım yapılamaz düzeye inmesi ve yabancı sermaye azalışı
  • Başkanlık sisteminin getirdiği öngörülemezlik ortamı, jeopolitik risklerdeki artış, uluslararası ilişkilerde gerilim, 
  • Rusya Krizi, ABD ile kriz, Suriye gerilimi, Doğu Akdeniz Petrolü krizi, Libya sorunu
  • AB ile ilişkilerin bozulması ve AB perspektifine ve çıpasına olan inancın kaybolması
  • 2018 Ağustos Krizi
  • 2018 Krizinin Yarattığı Tahribat
  • İşletmelerin öz sermaye kaybına uğraması
  • İşletmelerin borç ödeme kabiliyetini kaybetmesi
  • Yoğun işten çıkarmalar,
  • Yatırımların durması
  • MB’nin bağımsızlığını kaybetmesi
  • Kamunun önemli gelir kaynaklarını kaybetmesi (KDV ve İthalattan alınan vergiler)

 

2018 Krizinin yarattığı yeni hedefler veya gereklilikler:

  • Enflasyonun tek haneye çekilmesi 
  • Cari açık yaratmadan sürdürülebilir büyümenin sağlanması,
  • İşsizliğin azaltılmasıve işgücü piyasasında arz talep uyumunun sağlanması
  • İç tasarruf yetersizliğinin giderilmesi ve daha fazla dış kaynağa ulaşılması 
  • Savunma sanayiinin geliştirilmesi
  • Yenilenebilir enerji potansiyelinin kullanılması
  • Dolarizasyonun önlenmesi

 

Enflasyonun tek haneye çekilmesiile ilgili tedbirler ve sorunlar

  • Ortodoks Tedbirler:
  • Sıkı Para - Sıkı Bütçe - Güven verme politikası
  • Heteredoks Politikalar
  • Merkez Bankası’nınfiilen Cumhurbaşkanlığına Bağlanması
  • Enflasyonun altında negatif faiz politikası 
  • Gıda enflasyonunun önlenmesi
  • Sorunlar:
  • Suni müdahalelerle ve talimatla doğrudan fiyat düşürme yaklaşımının terk edilmesi gereği
  • Kamu bankalarının suni biçimde talep yaratmasının önlenmesi gereği
  • Getirisi uzun vadeye yayılan büyük altyapı projelerinden uzak durulması
  • Faiz takıntısından kurtulunması) (Rıba-faiz farkı)

 

Cari açık yaratmadan sürdürülebilir büyümenin sağlanması ile ilgili politikalar

  • Rekabetçi ithal ikamesinin sağlanması ve ara mallarda ithalata bağımlılığın azaltılması *Döviz kuru *Teşvik *Güven
  • Yenilenebilir enerjinin payının yükseltilmesi
  • İhracatta katma değerin arttırılması ve yeni pazarlar bulunması*AG Desteği *Döviz kuru
  • Yerlı ve yabancı sabıt sermayeyatırımı yapılabilmesi için gerekli güven ortamının tesisi
  • Kredı notunu yükseltecek tedbirler ve jeopolitik risklerin minimizasyonu

 

İşsizliğin azaltılmasıile ilgili politikalar

  • İşgücü piyasasının esnekliğinin arttırılması
  • Kıdem tazminatının yarattığı katılıkların giderlmesi
  • Asgari ücretin ortalama ücrete yaklaşmasının yarattığı katılıkların giderilmesi
  • İstihdam teşvikleri
  • Zor, tehdit ve rica ile istihdam yaratma

 

İç tasarruf yetersizliğinin giderilmesi ve daha fazla dış kaynağa ulaşılmasıİle ilgili tedbirler

  • Varlık fonunun kurulması
  • İstanbul’u finans merkezi yapma hayali
  • Sigortacılık sistemini geliştirme ve rasyonelleştirme
  • Yabancılara TC vatandaşlığı karşılığında konut satışı
  • Kanal İstanbul cazibesi ile dış fon toplama
  • Dolarizasyonu önlemek için zorlayıcı tedbirler - Zorunlu karşılık swapı sınırlama ve zorlaştırma
  • Negatif faiz çelişkisi

 

Yapısal dönüşümün başarısını engelleyen faktörler

  • Tutarlı ve toplu bir yapısal dönüşüm programının olmaması. Parça parça politika tercihi
  • Enflasyon ve büyüme tercihinde büyümenin öncelenmesi ve enflasyonun yüksek faizden kaynaklandığı inancı 
  • Türkiye’ye özgü öngörülemez yöntemlerle sorun çözme merakı (swap sınırlaması- Kamu-Özel iş birliği -  Marketlerin fiyat indirimine zorlanması, vs)
  • KİT’lerden ve kamu müdahalelerinden vazgeçememe ve KİT’lerin rekabet ihlali ve ayrımcılık yapacak şekilde kullanılması 
  • Yasal düzenlemelerdeki gecikmeler ve tereddütler (Tahsil edilemeyen alacaklar ile ilgili düzenlemenin gecikmesi)
  • Liyakatsiz düzenleyicilerin ve karar vericilerin ön planda olması