Editörden, Mayıs ayı ortasında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri için siyasî partiler ve parti ittifaklarının yürüttüğü kampanyalar sona doğru yaklaşıyor. AKP-MHP ittifakının dürüst ve eşit seçim şartlarını zorlayan ve
Özgürlük Araştırmaları Derneği
Türkiye’nin dünyadaki tüm hukuk devleti ve yönetişim endekslerinde gerilemesi, hukuk ve idari alanlarda kurumsal/yapısal bir erozyon gerçekleştiği ve Türkiye’nin ivedilikle reforma tabi tutulması gerektiği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Bu düşünce çerçevesinde
"Türkiye'de Yapısal Reformlar" projesi kapsamında belirlediğimiz reform alanlarından biri olan "Yasama" konusunda Prof. Dr. Ömer Faruk Gençkaya tarafından hazırlanan "Kaliteli Bir Yasamanın ve Etkili Bir Yasanın Aracı Olarak Yasama Sonrası
Editörden, Genel seçimlere birbuçuk ay kala Türkiye siyasetinin ne durumda bulunduğu hakkında belki de en doğru değerlendirmeyi Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) son kararına bakarak verebiliriz. YSK bu kararıyla Cumhurbaşkanı Tayyip
Mill, statüko savunucularının geleneksel kurumları devam ettirme isteklerini motive eden çıkarcı bir tembellikten muzdarip olduklarını belirtir. Bu tembellik kendini en açık şekilde bir hayal gücü eksikliği olarak dışa vurur. Mill
Editörden, Seçim ‘’sath-ı maili’’ne girilmesiyle birlikte siyasî partilerin iktidar yarışında izleyecekleri stratejiler ve seçim kampanyalarının alacağı şekil belirginleşmeye başladı. İktidar-muhalefet ilişkileri gerilimini korurken, siyasî partiler ve blokların arasında ve her
Institute of Economic Affairs ve Özgürlük Araştırmaları Derneği iş birliği ile Eamonn Butler'ın Ekonomik Eşitsizlik adlı eseri Türkçe'ye çevrildi. Dünya üzerindeki yoksulluk meselesini ele alan bu eserde yazar, yoksulluğun nedenini
Editör’denTürkiye bir yandan 6 Şubat depreminin yaralarını sarmaya çalışırken, bir yandan da iyice yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve yasama meclisi seçimleri arifesinde iktidar ve muhalefet arasındaki dengeleri etkileyen yeni siyasî gelişmelere sahne
Batı Amerika bin yıldan daha fazladır had safada olan bir kuraklığın pençesinde; rezerv seviyeleri tüm zamanların en düşük seviyesine çakılmış haldedir. Yaşanan kıtlıklar özellikle 40 milyon kişiye su sağlayan ve
Günümüzün son derece bağlantılı dünyasında, ifade özgürlüğü konusunda çeşitli perspektiflerin tartışılması kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmeler, hayatın her kesiminden insanların kendilerini ifade etmesini, görüşlerini dünya çapında paylaşma şanslarını inanılmaz kolaylaştırmaktadır. Birçok akademisyen