BlogYayınlar

Anayasa Mahkemesi: Anayasal Demokrasinin Güvencesi AYM’yi Yeniden Yapılandırma

Hukuk devletinin hayata geçirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve demokratik ilkelerin yargısal güvenceye kavuşturulması için anayasallık denetimine ihtiyaç vardır. Bu nedenle anayasallık denetimi yapacak bir Anayasa mahkemesi gereklidir. Ne var ki, bir anayasa mahkemesinin kurulması anayasal demokrasinin güvence altında olduğu anlamına gelmez. Hatta anayasa mahkemeleri otoriter veya totaliter yönetimlerin keyfi ve hukuk dışı uygulamalarına meşruiyet kazandıran birer araca dönüşebilirler.

Anayasa mahkemesinin anayasal demokrasinin güvencesi rolünü gereği gibi yerine getirebilmesi için mahkemenin tarafsızlığının ve bağımsızlığının güvence altına alınması, mahkemenin çoğulcu bir yapıya sahip olması, üyelerinin saygın ve liyakatli hukukçular arasından seçilmesi, mahkeme kararlarının bağlayıcılığının güvence altına alınması zorunludur.

Anayasa Mahkemesinin yargı sistemi içinde bir yüksek mahkeme olarak değil, Anayasanın üstünlüğünün güvencesi olan ayrı ve bağımsız bir anayasal kurum olarak Anayasada yerini alması, Mahkemenin otoritesini ve  saygınlığını tesis etmek açısından önemlidir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, Anayasa sistematiği içinde “Yargı” veya “Yüksek Mahkemeler” bölümü içinde değil, “Anayasanın Üstünlüğü” bölümü içinde düzenlenmelidir.

Türk Anayasa Mahkemesi 62 yıllık bir geçmişe sahip olup önemli ölçüde gelenekleri oluşmuş, usulleri yerleşmiş bir kurumdur, bu nedenle mahkemenin görevleri, işleyişi, çalışma usulleri gibi konularda kökten bir değişiklikten ziyade kısmi iyileştirmelere ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Ancak Mahkemenin yapısını çoğulculaştıracak, bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecek ve liyakatli kişilerin mahkemeye seçilmesini sağlayacak şekilde üye seçim usulünün yeni baştan düzenlenmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin sosyolojisini de dikkate alarak Mahkemenin yapısını çoğulculaştıracak şekilde üyeleri seçecek kişi ve kurumların çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Üye yapısında çoğulculuğun sağlanması müzakereye imkân vereceğinden çoğulculuk hukukiliğin de güvencesidir. Çoğulculuğun yanı sıra, üye seçiminde gözetilmesi gereken diğer bir ilke de liyakat ve yetkinliktir. Anayasa Mahkemesine anayasa ve insan hakları konusunda yetkinliğini kanıtlayan kişilerin üye seçilmesi bir zorunluluktur. Ne yazık ki bugüne kadar AYM üyelerinin seçiminde en son dikkate alınan husus, adayın anayasa hukuku ve insan hakları hukuku konusundaki yetkinliği olmuştur.

Bu çerçevede bu raporda üyelerin üçte birinin yasama organınca nitelikli çoğunlukla, üçte birinin diğer yüksek yargı organlarınca doğrudan ve üçte birinin de yürütme, barolar ve üniversiteler gibi kurumlar tarafından seçilmesi önerilmektedir. Bu kurumlar üyeleri doğrudan seçmelidir. Ancak seçim usulleri en nitelikli kişilerin seçilmesini sağlayacak şekilde şeffaflık ve uzlaşmayı esas almalıdır. Seçim süreçlerinin kamuya açık hale getirilmesi, saygın ve nitelikli hukukçuların üye seçilmesinin sağlanması bakımından hayati bir öneme sahiptir.

AYM’nin üye sayısı konusunda mevcut 15 sayısının makul olduğu düşünülmektedir. Ancak üyelik süresinin Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda öngörülen 9 yıllık süreye göre biraz fazla olan 12 yıllık görev süresinin 9 yıla indirilmesinin düşünülebileceği ancak bunun mutlak bir zorunluluk olarak görülmediği değerlendirilmektedir. Dokuz yıllık süre, tecrübeden yararlanma ve değişim dinamiklerinin mahkemeye yansıtılmasının makul bir birleşimine olanak tanımaktadır.

Bu raporda, Mahkemenin işlevleri bakımından norm denetimi konusunda bazı kısmi iyileştirmeler önerilmektedir. Öncelikle temel olarak sonradan (a posteriori) denetim usulü devam etmelidir. Ancak iki konuda ön denetim (a priori) önerilmektedir. Uluslararası Sözleşmelerin onaylanmasına ilişkin kanunlar ve şekil bakımından anayasaya aykırılık iddialarının, kanun Cumhurbaşkanınca imzalanmadan önce Anayasa Mahkemesince denetlenmelidir.

Şekil denetiminin kapsamının genişletilmesi de önerilmektedir. Açıkça İçtüzüğe aykırı bir şekilde kabul edilen kanunların yürürlüğe girmesi önlenmelidir. Anayasa değişiklikleri ile ilgili olarak değiştirilemez hükümlerle ilgili anayasallık denetiminin kapsamı açıklığa kavuşturulmalı ve bu çerçevede referanduma sunulan anayasa değişikliklerinin oylama öncesinde denetiminin yapılması düzenlenmelidir.

Anayasallık denetimine tabi normlar bakımından OHAL Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine (OHAL KHK’ları) ilişkin istisnanın kaldırılması zorunludur. Böyle bir istisnanın geçerli bir nedeni bulunmamaktadır ve kötüye kullanılmaya çok elverişlidir. İptal davası açma yetkisinin kapsamı genişletilmelidir. Meslek kuruluşlarına kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda iptal davası açma yetkisi tanınmalıdır. Kamu denetçisine temel hakları ihlal eden düzenlemeler aleyhine iptal davası açma yetkisi tanınabilir. Ayrıca ihmal yoluyla anayasa ihlali halleri için de iptal davası açma yolu öngörülmelidir.

 Norm denetiminde yürürlüğü durdurma yetkisi açık bir şekilde düzenlenmelidir.

İptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi kararının oldukça istisnai hallere münhasır hale getirilmesi gerekir. Erteleme durumunda yeni düzenleme yapmak üzere kanun teklifini hazırlama yükümlülüğünün kime ait olduğu açıkça düzenlenmelidir.

Bireysel başvuru konusu olabilecek haklar sayma yoluyla açık hale getirilmelidir.

Kamu tüzel kişilerinin taraf oldukları davalarda usuli haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapmalarına olanak tanınmalıdır.

Bölümün ihlalin kanundan kaynaklandığını tespit ettiği hallerde kanunu Genel Kurul önüne götürme yetkisi tanınmalıdır.

Mahkemeye ihlale neden olan karar veya işlemi iptal etme yetkisi tanınmalıdır.

 İhlal kararlarının objektif etkisi ve bağlayıcılığı açıkça düzenlenmelidir.

AYM’nin yüce divan yetkisinin kapsamı daraltılabilir (azil yargılamasına dönüştürülebilir) ya da bu yetki tamamen başka bir kuruma aktarılabilir.

Siyasi parti kapatma davası açma yetkisi yeniden düzenlenmelidir.

Milletvekilliğinin kesin hüküm nedeniyle düşme hallerinde de AYM’ye başvuru hakkı tanınmalıdır.

Doç. Dr. Ali Rıza Çoban

Shares:

Okumaya Devam Edin