Türkiye’de Medya ve İfade Özgürlüğü İçin Siyasa Önerileri

COMET: Türkiye’de Anlamlı İfade Olanakları Yaratmak (Creating Opportunities for Meaningful Expressions in Turkey) projesi

COMET: Türkiye’de Anlamlı İfade Olanakları Yaratmak (Creating Opportunities for Meaningful Expressions in Turkey) projesi, Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün geliştirilmesi için siyasa önerileri sunmak amacıyla Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsünün (International Republican Institute, IRI) kolaylaştırıcılığıyla, Özgürlük Araştırmaları Derneği (ÖAD) tarafından yürütülmüştür.

 

Bu projenin çıktısı olarak ortaya çıkan siyasa önerisi, 2019 Ekim ayından 2020 Şubat ayına kadar sürdürülen alan çalışmalarının neticesinde, çalışma grubu üyeleri Anayasa hukukçusu Doç. Dr. Ali Rıza Çoban, Medya ve İletişim Çalışmaları uzmanı Doç. Dr. Gülseren Adaklı ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) editörü Ece Koçak tarafından oluşturulmuş değerlendirme ve önerilerini de ayrıca içermektedir.

 

Proje kapsamında Ankara, İstanbul, Kars, Eskişehir, Antalya, Aydın, Samsun, Kocaeli, Hatay ve Diyarbakır’da 182 gazeteci ve yönetici ile bir araya gelinmiş, basın mensuplarının sorunları ve çözüm önerileri dinlenmiştir. Ankara ve İstanbul illerinde ise ayrıca dört odak grup toplantısı gerçekleştirilmiş; bu toplantılarda medya tüketicilerinin Türkiye’de medyayla kurdukları güven ilişkisi araştırılmıştır. Ziyaret edilen şehirlerde tertiplenen “Medya Karavanı” söyleşileri çerçevesinde ise 300’ü aşkın medya tüketicisiyle odak grup toplantılarından çıkan sonuçlar tartışılmıştır.

 

COMET çalışması bulguları, Türkiye’de halkın doğru ve güvenilir bilgiye ve habere ulaşımında ve bu bilgiyi üreten ve haberi yapan gazetecilerin bu faaliyetlerini özgür ve bağımsız bir şekilde gerçekleştirebilmelerinin önünde yapısal engeller olduğunu göstermektedir. Gazeteciler bilgi ve belgelere ulaşmakta zorlanmakta, ulaşabildikleri bilgi ve belgeleri aktarırken baskı ve sansürle karşılaşmaktadır. Halk ise kendisine ulaştırılan bilgi ve habere güvenmeyerek alternatif haber kaynaklarına yönelmekte, ancak bu kaynaklarda siyasi tarafgirlikle karşılaşmaktadır.

 

Gazeteci ve yöneticilerin ortaya koyduğu tablo, basın ile ilgili yasama, denetim ve düzenleme mekanizmalarında, gazetecilerin örgütlenme ve çalışma hayatı ilişkilerinde, gazetecilik meslek algısı ve pratiklerinde görünür bir siyasi etkinin olduğunu, bu etkinin temelinde de Türkiye’de medya ile siyaset arasındaki tarihsel ekonomik bağımlılık ilişkisi olduğunu göstermektedir.