Geçtiğimiz sene yaşanan gelişmeler ışığında kaleme alınan 2015- 2016 raporu, kötüye gidişin devam ettiğini ve eğer böyle sürerse medya özgürlüğü meselesinin artık ülke gündeminden çıkabileceğini gösterdi. Zira bu kavramdan bahsetmek için faaliyetlerini mevcut boşluklarda devam ettirebilecek bir medyanın olması gereklidir. Aksi takdirde, otoriter rejimleri tarif ederken kullanılan özet cümleler yaşanan durumu anlatmaya yetecektir.

Önceki İçerikTürkiye’de Yüksek Öğretimin Finansmanı: Alternatif Bir Kamu Politikası Önerisi
Sonraki İçerikBaşkanlık Sistemi, Latin Amerika Tecrübesi ve Türkiye
Akademisyen, Doç.Dr.