Bugün karşı karşıya olduğumuz bu kritik durumun siyaset ve anayasa teorisi açısından ele alınıp analiz edilmesine ihtiyaç var. Bu analiz şu dört ayak üstünde ilerlemelidir. AKP’nin anayasa değişikliği yoluyla gerçekleştirmek istediği bu modelin gerçekten de bir «başkanlık sistemi» olup olmadığını anlamak için, ilk önce başkanlık hükümet sisteminin ne olduğunun aydınlatılması gerekmektedir. Bunu, başkanlık sisteminin genelleştirilebilir bir model olup olmadığına ilişkin güçlü bir fikir edinebilmek için, başta Latin Amerika olmak üzere, bu modelin ABD dışındaki ülkelerdeki performansının gözden geçirilmesi izlemelidir. Üçüncü olarak ele alınması gereken, Türkiye’nin sosyo-politik ve kültürel özellikleri ile kurumsal geleneklerinin başkanlık sisteminin başarılı bir şekilde işlemesi için uygun olup olmadığı konusudur. Son olarak, hâlihazırda gündemde olan AKP’nin anayasa değişikliği teklifinde öngörülen modelin başkanlık sistemi olup olmadığını ve bu teklifin anayasallaşması durumunda Türkiye’nin nasıl bir siyasî rejime sürükleneceği sorununu ele almak gerekmektedir.

Önceki İçerikTürkiye’de Basın Özgürlüğü Raporu: 2015 Eylül-2016 Eylül
Sonraki İçerik‘Brexit’ Sonrası İngiltere ve Ab Bütünleşmesinin Geleceği
Mustafa Erdoğan, Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktorasını yaptı(1981-88). Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde akademik mesleğe intisap etti; 1991’de Do ent, 1997’de Profes r oldu. Mustafa Erdoğan idar  yargıda (1983-85), Ankara  niversitesi (1985-1990) ve Hacettepe  niversitesi’nde (1991-2010), emekliliğinden sonra da İstanbul Ticaret  niversitesi Hukuk Fakültesi’nde (2010-2016)  ğretim üyesi ve dekan olarak  alıştı. Prof. Erdoğan ayrıca 1997-98, 2003 ve 2007-2008 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki muhtelif üniversitelerde ve düşünce kuruluşlarında misafir araştırmacı olarak bulundu. Anayasa Hukuku, Liberal siyaset teorisi, Adalet ve İnsan Hakları alanlarında  ok sayıda kitap ve makale kaleme aldı.