Alkollü içkilere ilişkin düzenlemelerde hassas olunmalıdır. Yasakoyucular, aşırı tüketimin istenmeyen sonuçları ile en temel hak ve özgürlükleri tecrübe edebilmek arasında sağlam bir denge kurmalıdır. Kimi ülkelerde bu sorun yıllar önce çözülmüş, kimisi ise geçmişte birtakım sorunlar yaşamış olsa da bugün onları artık aşmıştır. Ancak bazı ülkelerde alkollü içkilere ilişkin düzenlemeler tartışmalı olmaya devam ediyor, ve bu tartışma yakın zamanda son bulacakmış gibi değil.

Yakın zamanda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından dünya çapında alkol tüketimini düşürmek amacıyla bir aksiyon planı hazırlandı. Özgürlük Araştırmaları Derneği olarak, DSÖ’nün bu önerisinin her ülke için aynı derecede geçerli olmadığına inanıyoruz. Bu nedenle, konu ile alakalı bir danışma raporu hazırlayıp DSÖ’ye sunduk. Yüksek vergiler, kısıtlı erişim ve katı düzenlemelerle, Türkiye DSÖ’nün görmek isteyeceği bir örnek gibi gözüküyor, ancak sonuçlar istendiği gibi olmayabilir.

Bu makalede Türkiye’nin alkollü içkilere ilişkin düzenlemelerine kısa bir bakış atıyoruz. Bununla birlikte, Türkiye’nin alkol tüketim verilerini Batılı ülkeler ile kıyaslıyor, ve her iki durum arasında bir paralellik kurmaya çalışıyoruz. Son olarak, Devletin Alkol Politikalarını İzleme Platformu’nun düzenli verilerinden yararlanarak, tüketim-kısıtlama arasındaki dengesizliğin yaratabileceği istenmeyen sonuçları analiz ediyoruz.

Danışma raporu, Çağın T. Eroğlu, Özgürlük Araştırmaları Derneği, Türkiye

Çeviri: İdil Algın

Önceki İçerikÖzgürlük Gündem Sayı 19
Sonraki İçerikÖzgürlük Gündemi Sayı 20
Türkiye'deki alkol politikalarını takip eder, kamuoyuyla paylaşır, yorumlar ve farkındalık yaratarak politika yapım sürecini etkilemeyi hedefler.